Antik Mısır denince akla gelen en güçlü sembollerden biri hiç şüphesiz gözdür. Ancak çoğu zaman karıştırılan iki farklı sembol vardır: Ra'nın Gözü ve Horus'un Gözü. İkisi birbirine çok benzer, hatta zaman zaman aynı sanılır; fakat anlamları ve kullanım yerleri farklıdır. Bu farklılık, doğal taşlarla kurulan sembolik bağda da kendini gösterir.
Ra'nın Gözü, güneş tanrısı Ra'nın kudretini, gökyüzünü ve koruyucu gücünü temsil eder. Bu göz genellikle sağ göz olarak betimlenir ve ışığı, gündüzü, eril gücü sembolize eder. Ra’nın Gözü, düşmana karşı koruma sağladığına, kötülükleri uzaklaştırdığına inanılır. Aynı zamanda yaşam enerjisini, canlılığı ve iradeyi temsil eder.
Horus'un Gözü ise, gök tanrısı Horus'un bir sembolüdür. Horus, Osiris ve İsis'in oğludur; babasının intikamını almak için Seth'le savaşırken gözünü kaybetmiş, sonra yeniden kazanmıştır. Bu nedenle Horus’un Gözü, şifa, bütünlük ve yeniden doğuşun sembolü olarak kabul edilir. Horus’un Gözü genellikle sol göz şeklinde tasvir edilir ve ayı, geceyi, dişil enerjiyi simgeler. Aynı zamanda denge, sezgi ve ruhsal korumayı da içinde barındırır.
Doğal taşlarla bakıldığında bu iki sembol, farklı taşların enerjisiyle ilişkilendirilir. Ra'nın Gözü için genellikle Güneş'le özdeşleşen güneş taşı, kaplan gözü veya kehribar tercih edilir. Bu taşlar canlılık verir, kişiyi güçlendirir, özgüveni artırır ve negatif enerjilerden korur. Ra'nın enerjisini taşırken kişi, hayatta daha cesur ve iradeli adımlar atabilir.
Horus'un Gözü ise daha çok şifa ve ruhsal derinlikle bağlantılıdır. Bu nedenle lapis lazuli, ametist ve turkuaz gibi taşlarla ilişkilendirilir. Bu taşlar kişinin sezgilerini güçlendirir, zihinsel berraklık sağlar, ruhsal dengeyi korur ve iyileştirici titreşimler yayar. Özellikle lapis lazuli'nin Antik Mısır'da kutsal sayılması, Horus'un Gözü sembolüyle güçlü bir bağ kurmasına sebep olmuştur.
Bu iki sembol birlikte düşünüldüğünde aslında hayatın bütününü temsil ederler: Ra'nın Gözü gündüzün ışığını, Horus'un Gözü ise gecenin gizemini taşır. Eril ve dişil enerjilerin dengesi, yaşam ve ölüm döngüsü, güneş ve ayın uyumu bu sembollerde saklıdır. Doğal taşlarla çalışıldığında bu semboller, hem koruma hem de ruhsal farkındalık için güçlü bir araç haline gelir.